İçeriğe geç
  • Dolar 49,7435 ▲ %0,17
  • Euro 55,7465 ▼ %0,11
  • Sterlin 66,5804 ▼ %0,10
  • Gram Altın 6.370,44 ▼ %0,85
  • Çeyrek Altın 10.560,44 ▼ %0,55
  • Gümüş 85,53 ▼ %1,92
  • Bitcoin 4.049.331 ▲ %0,01
  • BIST 100 11.057,47 ▼ %1,45

Adana Haberleri

AB ve İngiltere Türkiye'ye 650 bin ton atık gönderdi

AB ve İngiltere Türkiye'ye 650 bin ton atık gönderdi

AB ve İngiltere geçen yıl Türkiye'ye yaklaşık 650 bin ton plastik atık gönderdi. Adana'daki geri dönüşüm tesislerinin aşağı havzasında mikroplastik yoğunluğu 132 katına kadar çıktı.

Avrupa Birliği (AB) ve İngiltere, geçtiğimiz yıl Türkiye'ye yaklaşık 650 bin ton plastik atık sevkiyatı gerçekleştirdi. Bu atık ticaretinin çevresel etkileri, Adana'daki geri dönüşüm tesislerinin aşağı havzasında mikroplastik yoğunluğunun 132 katına kadar çıkmasıyla gözler önüne serildi. Türkiye, gelecek ay Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi'ne hazırlanırken, plastik kirliliği ve atık ithalatı konusundaki tartışmalar da gündemdeki yerini koruyor.

TürkAta Haber'de yayınlanan habere göre, Antalya kıyılarından birkaç yüz kilometre uzaklıktaki Adanalıoğlu Plajı'nda kumların arasına karışmış renkli plastik parçaları görülüyor. Amatör balıkçı Ahmet Takar, yakaladığı bir levreğin midesinden turkuaz renkli bir plastik parça çıktığını ve son yıllarda balık sayısında düşüş yaşandığını aktardı. Bloomberg'in aktardığı bilgilere göre, bölgedeki kirliliğin başlıca nedenlerinden biri, İngiltere, Avrupa ve Türkiye'den gelen plastik atıkları işleyen geri dönüşüm tesisleri. Tesislerden yayılan plastik parçaları, Seyhan Nehri'ne dökülen sulama kanallarının kıyılarında birikiyor ve nehir aracılığıyla Akdeniz'e ulaşıyor. Deniz akıntılarıyla birlikte bu kirlilik kıyı boyunca yayılıyor. Bu durum, atık ticaretini sadece ekonomik bir mesele olmaktan çıkarıp tarım, su kaynakları, deniz canlıları ve gıda zincirini tehdit eden ciddi bir çevre sorununa dönüştürüyor.

Çin'in 2018'de yabancı plastik atık alımını durdurmasıyla Türkiye'ye yönelik sevkiyatlar hız kazandı. Avrupa Komisyonu ve Basel Action Network verilerine dayanan bilgilere göre, AB ve İngiltere 2025 yılında Türkiye'ye toplamda yaklaşık 650 bin ton plastik atık gönderdi. Avrupa'nın atık yönetim altyapısındaki eksiklikler ve dışa gönderimin kolaylığı, uluslararası ticareti sürdürüyor. Türkiye için bu süreç, geri dönüşüm sektörüne ucuz hammadde ve istihdam sağlarken çevresel maliyetleri de beraberinde getiriyor. Adana'da faaliyet gösteren Kemaloğulları Plastik'in sahibi Mehmet Başak, atıkların yüzde 80'ini geri dönüştürdüklerini, kalan kısmı ise çimento fabrikasına yakıt olarak verdiklerini belirtti. Başak, ithalatın artmasının işletmeleri olumlu etkileyeceğini savundu. Ancak işleme sürecinde ortaya çıkan plastik parçacıkları su ve toprak kaynaklarına karışarak çevresel zarara yol açabiliyor.

Çukurova Üniversitesi'nden deniz biyoloğu Sedat Gündoğdu'nun ortak yazarları arasında yer aldığı ve bu yıl yayımlanan hakemli araştırmaya göre, Adana'daki tesislerin aşağı havzasındaki su yollarında mikroplastik yoğunluğu, yukarı havzaya kıyasla 132 katına kadar çıktı. Araştırmacılar, yukarı havzada bulunmayan endüstriyel plastik peletlerin ve kopolimerlerin aşağı havzada tespit edilmesinin, kirlilik ile geri dönüşüm faaliyetleri arasındaki ilişkiye işaret ettiğini vurguladı. Akdeniz, dünya sularının sadece yüzde 1'ini oluşturmasına rağmen küresel mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 7'sini barındırıyor. Çalışmaya göre, Akdeniz'e her gün karışan yaklaşık 730 ton plastik atığın yüzde 19,1'inden Türkiye sorumlu tutuluyor. Bu oranla Türkiye, Akdeniz'e kıyısı olan 20'den fazla ülke arasında Mısır'ın ardından ikinci sırada yer alıyor. Kirlilik sadece ithal atıklardan kaynaklanmıyor; tarım, turizm ve Suriye, Lübnan, Mısır gibi ülkelerden gelen kirlilik de sorunu derinleştiriyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki önemli balık türleri üzerinde yapılan incelemelerde, balık başına 0,31 ile 60 arasında mikroplastik parçacığı tespit edildi.

AB, ambalaj atıklarını azaltmak ve atık sevkiyatını sıkılaştırmak için mayıs ayında yeni kuralları yürürlüğe koydu. Yıl içinde açıklanması beklenen Döngüsel Ekonomi Yasası ile AB içinde geri dönüştürülmüş plastik kullanımının artırılması hedefleniyor. Ancak AB'nin 21 Kasım'da OECD üyesi olmayan ülkelere plastik atık ihracatını yasaklaması planlanıyor. Türkiye OECD üyesi olduğu için bu yasağın dışında kalıyor; bu durum, başka ülkelere giden atıkların bir kısmının Türkiye'ye yönelmesine neden olabilir. Avrupa Komisyonu, eylül ayındaki değerlendirmesinde Türkiye'de yerli ve ithal plastik atıklarla bağlantılı ciddi sorunların (deniz kirliliği, yaban hayatına zarar, açıkta yakma, usulsüz döküm) saptandığını bildirdi. Komisyon, Türkiye'nin denetimleri ve cezaları artırdığını, ancak veri ve şeffaflık eksikliklerinin sürdüğünü belirtirken atık ihracatının devam etmesi gerektiği sonucuna vardı. Avrupa Parlamentosu üyesi ve eski AB Çevre Komiseri Virginijus Sinkevičius ise Avrupa'nın kendi atıklarının sorumluluğunu almadan başkalarından yüksek standart bekleyemeyeceğini, plastiğin başka ülkelerin doğal alanlarını kirletmesinin geri dönüşüm sayılamayacağını ifade etti.

Türkiye, COP31 İklim Zirvesi öncesinde plastik kirliliği ve atık yönetimini gündemine aldı. Çevre örgütleri, plastik üretiminin azaltılmasını, tek kullanımlık ambalajların sınırlandırılmasını ve üretici sorumluluğunun artırılmasını talep ediyor. Sıfır Atık politikası kapsamında atık geri kazanım oranının 2017'de yüzde 13'ten 2025'te yüzde 37,5'e yükseldiği açıklandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bu oranın 2035'e kadar yüzde 60'a çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti. Türkiye'nin atık ithalatına yönelik bazı kısıtlamaları bulunsa da genel bir yasak uygulanmıyor. Küresel ölçekte plastik atık önlemleri konusunda uzlaşma sağlanamadı; geçen yılki müzakereler, üretimi kısıtlamak isteyen ülkelerle geri dönüşüme öncelik veren ülkeler arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle sonuçsuz kaldı. Türkiye, 2035'e kadar küresel atık artışını yarıya indirme hedefini gündeme taşımaya hazırlanıyor. Atık üretimini azaltma hedefi ile atık ithalatının sürdürülmesi arasındaki çelişki sürerken, geri dönüşüm kapasitesinin artırılması tek başına plastik üretiminin ve atık miktarının sürekli büyümesinden kaynaklanan sorunu çözmüyor.

TürkAta Haber Ajansı
Adana Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…